JoomlaLock.com All4Share.net

Gülzâr-ı Hâcegân

Cumartesi, 01 Eylül 2012 21:48

GÜLZAR-I HACEGAN'IN AĞUSTOS SAYISI

Gulzari_Hacegan_dergisi_agustos_sayisiBİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM...

Gülzâr-ı Hâcegan Dergisi Ağustos 2012 sayısında “BAYRAM” konusunu işliyor…

HÂCE HAZRETLERİ'NİN (ksa): “KULLUK ANCAK EFENDİMİZ’DEN (sav) ÖĞRENİLİR” başlıklı sohbetinde ayeti kerimede: “Biz cinleri ve insanları ancak bize kulluk etsinler diye yarattık.” buyuran Cenâbı Hakk’ın memnun olacağı yaratılış gayesine uygun kulluğun nasıl olduğu anlatılıyor.

Hâce Hazretleri (ksa) “ ‘Nasıl bir kulluk’ için Cenâbı Hak tek kelime ile Sultanu’l-Enbiya’yı gösteriyor. Biz kulluğun bütün safhalarını, kul olmanın gerekliliklerini, icabatını Sultanu’l-Enbiya aleyhi’s-selâtu ve’s-selâm’ın yaşayışından öğreniyoruz. Bu yaşayış birebir kendi yaşantısı… O’nun ifa ettiği veya yaşanılmasını istediği her türlü şey.buyuruyorlar.

Netice-i Meram bölümünde Vahdettin ŞİMŞEK, “RAMAZAN HAKK’A YAKINLAŞMA AYIDIR” başlıklı makalesiyle; Ahmed HAŞİMİ, “EFENDİMİZ ve BAYRAM” başlıklı makalesi ve Abdulkadir VİSALİ de “GELİN BAYRAMA BAYRAMA” başlıklı makalesiyle bir Müslümanın bayramının nasıl olması gerektiği açıklanıyor.

Prof. Dr. Mustafa AĞIRMAN Hoca, “ABDULLAH b. ABBÂS KONUŞUYOR” başlıklı makalesi ile Nizâmeddin SALTAN Hoca ise “Hak-Bâtıl Mücâdelesinde Sünnetullâh (Mücâdele Kanunu)” başlıklı makalesinin üçüncü bölümüyle katkı sağlıyorlar.

Dergimizin diğer yazılarından bazıları ise şöyle:

Yaşar BAYAR – Çocuk, Âile, Televizyon Ve Mankurt Efsanesi

Tamer DOYMUŞ – Vuslat Mevsimidir Ramazan

ANDELİB – Kimliğimizden Uzaklaşır Olduk Bugün

Sâlik-i İRFAN - Oruç Fıkhı

İhsan PARLAK – Ehli Rey / Ehli Hadis Tasnifinin Mahiyeti Ve İçtihat Meselesi

Şeb-i VUSLAT –

Hz. Zinnîre er-Rûmi

Gonce GÜL – Oruç Manevi Bir Eğitimdir

“Mü'minin Hayatı Ta’lim, Tatbik Ve Tebliğden İbarettir” anlayışıyla hizmetine devam eden Gülzâr-ı Hâcegân Dergisi’nin bir sonraki sayısında buluşmak üzere Allah'a emanet olun...

Abone Olmak İçin Tıklayınız…

Gülzâr-ı Hâcegan Dergisi Temmuz SayısıBİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM...

Gülzâr-ı Hâcegan Dergisi Temmuz 2012 sayısında “Müslümanın kimliği konusuna”, “Ümmet ve cemaat ilişkisi nasıl olmalıdır?” sorusuna cevaplar vererek devam ediyor…

HÂCE HAZRETLERİ'NİN (ksa): “CEHRİ ZİKRİ KABUL ETMEYEN ALLAH’I ANLAYAMAZ” başlıklı sohbetinde sûfi çevrelerce çokça tartışılan cehr-i zikir, hafi zikir tartışmalarına açıklık getirilirken: “Meseleye ‘Bizim yolumuz gizli, biz de usûl böyle…’ diyerek sadece bir tasavvufî anlayış olarak bakmamak lazım. Mesele usûl meselesi değil, mesele dini muhafaza, Allah’ın nurunun yayılması meselesi…” buyuruyorlar ve “Zikrin cehri veya hafi olması konuma, duruma, şartlara göre… Cehri zikir zamanın konumuna göre önem arz etmekte. Cenâbı Peygamber bazı hadisi şeriflerde hafi/gizli zikrin, cehri zikirden yetmiş derece daha âlâ, daha efdal olduğunu buyurmuş. Muhaddisler/hadisçiler ile fukaha/fıkıhçılar ihtilaf etmişler. Muhaddislere göre cehri zikir üstün, evlâ. Fakihlere göre hafi zikir evla. Âlimler arasında bu ihtilaf olmuş.

Ama günümüz şartlarına baktığımızda, bütün masiyet, isyanlar, tuğyanlar, gafletler, haksızlıklar yani nahoş şeylerin hepsi günümüzde cehridir. Aleni ve yüksek perdeden yapılmakta. Bunları bastırmak, izale etmek için mü’minin silahı, enerjisi de onların fevkinde olmalı. Mü’minin ibadeti, zikri, İslâmî yaşantısı da aleni olmalı, ses getirmeli.” buyurarak cehr-i zikrin günümüzdeki önemini vurguluyorlar.

Netice-i Meram bölümünün ilk yazısında Vahdettin ŞİMŞEK, “CEMAAT ÜMMETİN BİR CÜZÜDÜR” başlıklı makalesinde “Ümmet – Cemaat ilişkisini Böyle bir insanı kâmilin tasarrufu altında oluşan bir cemaat ümmetin birliği, beraberliği, kardeşliği ve topyekûn izzetini kazanması için bir çekirdek, İslâm bedeninin bir azası olabilir. Çünkü velayet makamı gerçek manada Cenâbı Hakk’ın muhatap aldığı bir manevi müessesedir. Allah (celle celaluhu) ile rabıtaları sürekli olan mürşidi kâmillerin etrafında halkalanan ümmetin fertleri hidayet kapılarının ardına kadar açılmasına sebep olacaktır.” cümleleriyle açıklamaya çalışıyor.

Ahmed Haşimi, “İSLÂM YA HEP YA HİÇTİR” başlıklı makalesinde Müslümanın kimlik özelliklerini açıklamaya günümüzde temel İslâmî hususlardan, çarpıtılmaya ve asli mecraından kaydırılmaya çalışılan hakikatlerden kelime-i şehadetin: “Muhammedu’n-Resûlullah” bölümünün bizlere yüklediği sorumluluğu; Müslüman kimliğimizin gerekliliklerini yerine getirirken “Ya hep ya hiç” anlayışının önemi ve bu parolanın nasıl anlaşılması hususunu; son olarak da Mücadele sûresinin 22. ayeti kerimesi ile emredilen Allahu Teâlâ’ya ve ahiret gününe inanan müminlerin Allah ve Peygamber düşmanlarına karşı nasıl bir tavır ve tutum takınmaları icab ettiğine, değiniyor.

İrfan AYDIN, “CEMAATTEN ÜMMETE GİDİŞ…” başlıklı makalesinde: “Hâlbuki cemaatler farklı alanlarda uzmanlaşmayı seçselerdi, her biri farklı görevler üstlenselerdi, toplamda bir bütünün parçaları gibi olsalardı inanıyoruz ki bugün ülkemizin manzarası daha farklı olurdu…” cümleleriyle ümmet olma şuurunun cemaatlerde yerleşmesi gerektiğini anlatılıyor.

Dergimize bu ay Prof. Dr. Mustafa AĞIRMAN Hoca, “HZ. ABBÂS KONUŞUYOR, BİZ DE DİNLEYELİM” başlıklı makalesi ile Nizâmeddin SALTAN Hoca ise “Hak-Bâtıl Mücâdelesinde Sünnetullâh (Mücâdele Kanunu)” başlıklı makalesinin ikinci bölümüyle katkı sağlıyorlar.

Arifesinde olduğumuz Ramazan ayı münasebetiyle TAMER DOYMUŞ HOCA “BERAAT VE RAMAZAN”; SÂLİK-İ İRFAN İSE “RAMAZAN,  EFENDİMİZ (SAV) VE HAKK’IN ÖNÜNE GEÇMEMEK” makaleleriyle Ramazan ve Oruç’u gündemimize taşıyorlar…

İhsan PARLAK, “MEKRUH (KERAHAT) ÜZERİNE BİR MÜLAHAZA” makalesiyle gerek ders halkalarımızda ve gerekse ibadât ve sosyal hayat içinde çokça hafife alınmaya başlanan “kerahat” meselesini işliyor.

Musâhabetu’n-Nisvân bölümünde  Şeb-i Vuslat, Efendimiz’in (sav) kendilerine “Annem” diye hitap buyurdukları “Fâtıma Binti Esed (r.anha)annemizin hayatını anlatırken Habibe TUBA, “Çok Hadis Rivayet Eden Sahabilerden Hz. Âişe (r.anha)” annemizin hayatını naklediyorlar

“Mü'minin Hayatı Ta’lim, Tatbik Ve Tebliğden İbarettir” anlayışıyla hizmetine devam eden Gülzâr-ı Hâcegân Dergisi’nin bir sonraki sayısında buluşmak üzere Allah'a emanet olun...

 

Abone Olmak İçin Tıklayınız…

Pazartesi, 02 Temmuz 2012 21:20

SOHBETE DAVET

Yakub HAŞİMİ HocaefendiHÂCE HAZRETLERİ'NİN (ksa) 03 TEMMUZ 2012 SALI  GÜNÜ ERZİNCAN'DA VE 04 TEMMUZ 2012 ÇARŞAMBA GÜNÜ BERAAT KANDİLİ'NDE KELKİT'TE YAPACAKLARI SOHBETLERE TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR.

İrt Tel: 0 505 615 10 82

Gülzâr-ı Hâcegân Dergisi'nin Haziran 2012 Sayısı

BİSMİLLAHİ TEÂLÂ...

Gülzâr-ı Hâcegan Dergisi Haziran 2012 sayısında Müslümanın kimliğini, İslâm toplumunda üst kimlik ve alt kimlik dengesini ve buradan hareketle ümmet ve millet kavramlarını inceliyor…

HÂCE HAZRETLERİ'NİN (ksa): “ANCA BUNDADIR FELÂH LÂ İLÂHE İLLALLAH” başlıklı sohbetinde gönlümüzü Mevlâ’ya çevirmemiz gerektiği Ğavsu’l-Âzâm Seyyid Abdulhakim Bilvânisi Hazretleri’nin (ks) çok latif bir sözleriyle açıklanıyor… “Süslü minarelerin, büyük kâşanelerin, uçsuz bucaksız çarşıların Allah’ın yanında saman çöpü kadar değeri yoktur…”

Hâce Hazretleri (ksa), “Kur’ân Müslümanlığı” sözlerinin çokça kullanıldığı şu günlerde Kur’ân-ı Kerim’e muamelemizin hangi anlayışla olması gerektiğini: “Bizde bakıyoruz hafızlarımız çok. Acaba bu hafızlarımızın hepsi Kur’ân’ın muhafızı mı? Kur’ân ezbere dayanmamalı arkadaşlar. Evet, ezberlemeliyiz bu da bir sorumluluk ama ezberlemiş olmak için, hafız olmak için Kur’ân’ı ezberlememeliyiz. Kur’ân’ın muhafızı olmak için Kur’ân’a sarılmalıyız…” buyurarak açıklıyorlar.

Cenâbı Hak cümlemize, anlatılanları anlatanın kastı üzere anlayabilmeyi, kendi nefsimizden, hevamızdan bir şeyler karıştırmamayı nasib eylesin…

Netice-i Meram bölümünün ilk yazısında Vahdettin ŞİMŞEK, “MÜSLÜMANIN ÜST KİMLİĞİ İSLÂM’DIR” başlıklı makalesinde “Milliyet-Irk Açısından”, “Mezhebi Görüşler Açısından” ve “Cemaatçilik Asabiyeti Açısından” Müslümanların karşı karşıya kaldığı tehlikelere dikkatimizi çekiyor.

Ahmed Haşimi, “SİZE MÜSLÜMAN ADINI VEREN O’DUR (CC) başlıklı makalesinde Müslümanların kimlik özelliklerini ve kimliklerine ârız olan hastalıklardan Nifak ve Aşağılık Psikolojisi konularını işliyor.

Makalede Hâce Hazretleri’nden (ksa) nakledilen kibâr-ı kelamların her Müslüman tarafından hayat rehberi edinilmesi gerektiğine inanıyoruz… “…Hâce Hazretleri (ksa): “Müslümanın bir mırdar tırnağını 5 milyar kâfire değişmem!” buyurdular ve devamla Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevî Hazretleri’nin (ks) Ehli Sünnet İtikadı isimli eserinde geçen akâidî bir kaideyi bize hatırlattılar: ‘Hristiyan yahudiden daha hayırlıdır diyen kimse kâfir olur. Zira bu sözü ile şer’an ve aklen çirkin olan bir şeyi hayır kelimesi ile vasfetmiş oluyor. Yahudilik hristiyanlıktan daha şerlidir diyebilir.”

Abdulkadir Visali, “MÜMİNLER ANCAK KARDEŞTİR” başlıklı makalesinde Müslümanların Hucurat Sûresi’nde geçen “Müminler ancak kardeştir” ve Munâfikûn Sûresi’nin: “Onlar düşmandır, onun için (kendilerine emniyet etme) onlardan sakın!” ayetinden yola çıkarak meselelerini değerlendirmeleri gerektiği anlatılıyor.

Dergimize bu ay Prof. Dr. Mustafa AĞIRMAN Hoca, “HZ. ENES’İN ALLAH’A VERDİĞİ SÖZDE DURMASI” başlıklı makalesi ile katkı sağlıyor. Nizâmeddin SALTAN Hoca, “Gençlere İnanç İlmihâli” köşesinde “Hak-Bâtıl Mücâdelesinde Sünnetullâh (Mücâdele Kanunu)” makalesiyle Hak ve Batıl Kavramlarını ilmi bir dille açıklıyor ve Hak ve Batıl arasında yapılacak mücadelenin maksadını, gerekliliğini açıklıyor.

“Rahle” köşesinde Tamer Doymuş Hoca “İsra ve Mirac” hadisesinin hakikatini bizlere hatırlatıyor.

Musâhabetu’n-Nisvân bölümünde  Şeb-i Vuslat, “Cennetle Müjdelenen Hayırlı Dadı” başlığı altında “Hz. Ümmü Eymen”in (r.anha) hayatını anlatıyor…

Sâdat-ı Kirâm’ın günümüzde hâlen etkisini ve yol gösterici özelliğini devam ettiren mektuplarını, Şâzîlî yolunun büyüklerinin menkıbelerini de bulabileceğiniz “Mü'minin Hayatı Ta’lim, Tatbik Ve Tebliğden İbarettir” anlayışıyla hizmetine devam eden Gülzâr-ı Hâcegân Dergisi’nin bir sonraki sayısında buluşmak üzere Allah'a emanet olun...

Abone Olmak İçin Tıklayınız…

Perşembe, 31 May 2012 18:48

ÂDÂB KİTABI ÇIKTI

HÂCE HAZRETLERİ’NİN
HÂCEGÂN YOLU’NUN ÂDÂBINI ANLATAN YENİ ESERİ ÇIKTI

“Terbiyyetu’s-Salikân ve Âdâbu’l-Hâcegân” tarikat usullerini ve bu yolun anlayışını cem etmiş bir kitap…

Bu kitapta Ezkâr-ı Nebeviyye, Evrâd-ı Nakşibendiyye, Hatme-i Hâcegân ve Cehri Zikir usullerinin yanında bir salikin ferdi olarak sülûkunda ilerleyişi ve bu ilerleyişteki usûller belirtilmiştir.

Beş bin “lafz-ı celal”le başlayan evradı zaman ilerledikçe ve kemalatı arttıkça değişmektedir. Hâcegân yolunda tesbih arkadaşıdır salikin. Zikir sevgilinin tecellisinin karşısında şevke gelerek sayıklamaktır. Zikir müminin aşkının terennümü olur dilinde.

Kalbinin ameli muhabbettir, sevgidir, sevildiğini bilmektir. Bu yolda ameller, zikirler ihlasla ve samimiyetle yapılırsa insanın kemâlâtı artar.

Peygamber Efendimiz (sav) “Beni Rabbim terbiye etti ve ne güzel terbiye etti.” buyuruyor. Terbiye olan salik anlayışıyla, muhabbetiyle, ahlâkıyla Peygamber Efendimize (sav) benzemeye çalışmalıdır.

Hâcegân yolunda gaye birer “Muhammedcik” olabilmektir.

 

gh logo           rahiask gri         rahiask logo             google play

Top
bursa escort , escort bursa , izmit escort , van escort