JoomlaLock.com All4Share.net

SÜNNET-i SENİYYE

Sünnet i Seniyye

Sünnet-i Seniyye - Yusuf Fuad

Sayı : 132 - Aralık 2018

 

Sünnet-i Seniyye

 

Allah Rasulü (sav) bir gün sabah namazından sonra son derece beliğ bir va’z-ı nasihatte bulundu. Va’zın etkisinden gözler doldu, kalpler ürperdi. Orada bulunanlardan bir sahabi: “Kuşkusuz bu veda eden bir kimsenin öğüdüdür, son olarak bize ne tavsiye edersin ya Rasulallah?” diye sordu. O da şöyle buyurdu: “Allah’tan korkmayı ve yöneticiniz Habeşli bir köle bile olsa dinleyip itaat etmeyi size tavsiye ederim. İçinizden yaşayanlar (ileride çıkacak) birçok ihtilaf görecek. Sonradan icat edilen şeylerden (bidatlerden) sakının. Çünkü bunlar sapıklıktır. İçinizden her kim bunlara erişirse benim sünnetime ve hidayet üzere olan raşid halifelerimin sünnetine sımsıkı sarılsın…”

Yukarıdaki hadis-i şerifte de bizzat Rasulullah’ın (sav) fem-i saadetinde ifadesini bulan “sünnet” kavramı; İslamî ilimler ıstılahında “Hz. Peygamber’den (sav) Kur’an dışında sadır olan söz, fiil ve takrirler.” diye tanımlanır. (Vehbe Zühaylî, Usul-u Fıkhu’l-İslami, I, 449)

İslam şeriatının temel kaynaklarından olan Kitab’ın/Kur’an’ın; hemen peşi sıra gelen ve âlemlere rahmet olarak irsal buyrulmuş Nebi-i Zişan’a (sav) ittiba ve itaatimizin nişanesi olan sünnet; Kur’an’ın, Eşref-i Mahlukat tarafından yapılmış bir tefsiri ve yine onun örnekliğinin mücessem halidir. Müslümanın hayat düsturudur, selamete ve saadete varmanın anahtarıdır. 

O Peygamber ki (sav) O’na itaat Allah’a itaat sayılmış (Nisa 80), O’na isyanın ise ebedi cehennem azabına duçar kılacağı bildirilmiştir (Tevbe 63). Yine amellerin boşa gitmemesi için O’na ittiba şart koşulmuş (Muhammed 33) ve O ne emrettiyse sımsıkı yapışmamız ve yine neyden men ettiyse ondan da kaçınmamız emrolunmuştur (Haşr 7). 

Hakkında “O’na itaat ederseniz hidayete erersiniz. ” (Nur 54) buyrularak, tüm müminlere hidayet rehberi olarak tayin edilmiş olan Allah Rasul’ün (sav) sünnetinin Kitabullah ile olan ilişkisini şu başlıklar altında ele alabiliriz:

A. Sünnetin Kur’an’ı Teyit Etmesi

Allah Rasulü’nün bir takım beyanları Kur’an’ın ilgili ahkamını teyit etmiş, onu başka bir şekilde ifade etmiştir. 

Mesela Allah’a şirk koşmanın yasaklanmış olduğu hem Kur’an-ı Kerim ayetleriyle hem de hadis-i şeriflerle sabittir. Aynı şekilde namazın, orucun vesair ibadetlerin farziyeti; akrabaya, yoksula yardım edilmesi gibi pek çok konu bu başlık altında sayılabilir. 

B. Sünnetin Kur’an’ı Beyan Etmesi

Beyan etmek; açık ve anlaşılır kılmak manasındadır. Bu başlık altına ise Kur’an ayetlerinin hadis-i şerifler tarafından izah edilmesi konu edilmektedir. 

İlk akla gelen ve meşhur örnek namazın kılınışı, vakitleri ve rekatları meselesidir. Kur’an’da namaz kılınması emredilmiş ama tafsilatı, uygulaması, pratiğe dökülmesi sünnete bırakılmıştır. Keza oruç ve hac ibadeti de örnek olarak zikredilebilir. “Beni namaz kılarken gördüğünüz gibi namaz kılın.” ve “Hac ibadetlerinizi benden öğrenin.” buyrukları konuyla ilgili ayetlerin Efendimiz (sav) tarafından açıklandığını göstermektedir. 

C. Sünnetin Kur’an’da Yer Almayan Konularda Hüküm Koyması

Bu başlık altında sayılabilecek pek çok örnekten birkaçı şunlardır: 

“Gitmeye gücü yetenler için beyti hac etmeleri Allah’ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır.” (Âl-i İmran 97) ayeti kerimesinde haccın kaç defa yapılmasının farz olduğu bildirilmemiş Hz. Peygamber ise hayatta bir defa haccetmekle bu farizanın ifa edileceğini bildirmiştir. Kur’an-ı Kerim’de evlenilmesi yasak olan kadınlar sayılırken: “İki kız kardeşi bir arada (bir nikah altında) bulundurmak da yasaklanmıştır.” (Nisa 23) buyrulmuştur. Allah Rasulü ise hala veya teyze ile onun yeğenini bir nikah altında bulundurmayı da yasak etmiştir. 

Yine bir diğer ayeti kerimede: “Bugün temiz şeyler size helal kılındı.” (Maide 5) buyrulmuştur fakat temiz olmayan şeylerin neler olduğu açıklanmamıştır. Burada da bu hükümler Efendimiz (sav) tarafından belirlenmiş ve ümmete bildirilmiştir. Ayrıca fıtır sadakası, vitir ve bayram namazları, gayrimüslim akrabanın mirastan pay alamayacağı gibi konulardaki hükümler de Allah Rasulü tarafından konulmuştur. 

Bu üç başlık ile Kur’an ve sünnet ilişkisini genel hatlarıyla ele almış olduk. Elbette konunun daha pek çok boyutu bulunmakta fakat geniş tafsilatlar bu yazının sınırlarını ziyadesiyle aşacağı için yekününe yer vermek imkan dahilinde değildir. İlave bilgi için konu hakkında İmam Suyutî tarafından kaleme alınmış “Sünnetin İslam’daki Yeri” adlı eser ve Muhammed Taki Osmani tarafından kaleme alınmış “Sünnetin Değeri ve Bağlayıcılığı” adlı eserler mütalaa edilmelidir. 

تِلْك حُدُودُ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ وَذٰلِكَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ

“İşte bu (hükümler) Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’a ve peygamberine itaat ederse, Allah onu, içinden ırmaklar akan, içinde ebedi k alacakları cennetlere sokar. İşte bu büyük başarıdır.” (Nisa 13)

 

Yazar: Yusuf Fuad

 

 

gh logo           rahiask gri         rahiask logo             google play

Top
bursa escort , escort bursa , izmit escort , van escort