JoomlaLock.com All4Share.net

Ocak 2018 Mukaddime

Ocak 2018

Sayı: 121 - Ocak 2018

 

Muhterem kardeşlerim, dergimizin 11. yılında, yeni bir yılda sizlerle birlikteyiz.

Geçtiğimiz ayın gündemi yoğunlukla Kudüs meselesi ile geçtiği için, bizler de ayın konusunu Kudüs-ü Şerif’in ve dolayısıyla Mescid-i Aksa’nın ehemmiyetine ayırdık. Kudüs’ün tarihi, ilk kıblemiz olması, günümüzde Siyonistlerin niçin Kudüs’ü ele geçirmeye çalıştığını ve bu vaziyet içerisinde Müslümanların durumunu izah etmeye çalıştık.

Kısaca burada da konuya değinmeye çalışırsak, bazı şeyleri yazmadan rahat edemiyoruz. Bu yazacaklarımız sadece Mescid-i Aksa için değil, Kabe-i Muazzama, Ravza-ı Mutahhara ve buraların şubeleri hükmündeki tüm bilad-ı İslam’daki cami ve mescitlerimiz için de geçerlidir.

Tüm bu mabedlerimiz kelimeden de anlaşılacağı üzere ibadet etmek için imar ettiğimiz eserlerdir. Yani buraların yapılış gayesi Müslümanların bu mekanlarda biraraya gelerek namaz kılmaları, dini tedrisatlar ve sohbetlerin yapılması, birbirimiz daha iyi tanıyıp kardeşlik şuurumuzu pekiştirmek içindir.

Peki, bizler ne yaptık ve yapıyoruz? Çok ihtişamlı ve süslü camiler yaptık. Fakat bunun içini dolduracak insanlar yetiştiremedik. Ecdadımıza baktığımızda günümüze göre küçük kalmış mahallelerde adım başı camiler, mescitler ve medreseler yapmışlar. Hayatı cami merkezli yaşamışlar. Her türlü faaliyetlerini caminin etrafında yapmışlar.

İbadetleri, ticaretleri, eğlenmeleri, düğünleri, dernekleri hep caminin etrafında olmuş. Çocuklar caminin yanında oynamışlar, eğitimlerini oralardan almışlar. Sonuçta ibadetsizlik diye bir şey asla olmamış. Namaz kılmamak, kazaya bırakmak onların lügatında olmamış. 

Şimdi günümüze bakalım her şeyimiz camiden uzaklaşmış. Yaşantımız, çarşılarda, avm’lerde, statlarda, kahvelerde geçmeye başlamış. Bunun sonucunda da ibadetler azalmış, yılların birikmiş kaza namazları oluşmuş, kardeşlik zayıflamış ve camilerimiz garip kalmış.

Üstadımız Hâce Hazretleri (ksa) umre ziyaretinden yeni döndüler. Orada Filistinli Müslümanlarla sohbetleşme imkanı bulmuşlar. Konumuzla ilgili olarak ilginç şeyler anlatmışlar. En ilginci Mescid-i Aksa’yı Siyonist işgalinden korumak için mücadele eden insanların çoğunluğunun vakit namazlarında Mescid-i Aksa’ya gitmediklerini nakletmişler. Başka ülkelerden ziyaret maksadıyla gelen Müslümanların daha çok mübarek mescitte vakit namazları kıldıklarını söylemişler. Giyim kuşam meselesinde kimsede İslami kıyafetlerin kalmadığını, bayanların tesettüre riayet etmediğini anlatmışlar. Yahudinin modasıyla Yahudiye karşı çıkmanın nasıl bir garabet olduğunu düşünebiliyor musunuz? Cenab-ı Hak hepimize şuur versin.

Şimdi biz bunları söylerken Filistin davasını ve oradaki kardeşlerimizin mücadelesini küçümsediğimiz anlaşılmasın. Fakat şurasını da unutmayalım ki, müminler bir davada muzafferiyet elde etmek istiyorlarsa Allah’ın (cc) yardımını yanlarına almak zorundadırlar. Bunuda kazanmak için Rabbimiz’in emir ve yasaklarına, O’nun (cc) emrettiği ve yasakladığı şekillerde ittiba etmemiz gerekir. Tamamen batılı normlarda bir hayat şeklini benimseyip bindörtyüzyıllık kadim İslam medeniyetini bir tarafa bırakırsak, ya da bu kadim medeniyeti asrımıza uyumsuz addedersek işte bizler o zaman çok Hazreti Ömer’ler (ra) ve Selahaddin Eyyubiler bekleriz.

Teknolojisi ile bizlere ezici üstünlük sağlamış olan Siyonist Yahudilere karşı İlahi yardımı nasıl talep edebiliriz. 

Bunun içindir ki, Ümmeti Muhammed olarak aklımızı başımıza alıp ciddi bir tefekküre dalmalıyız. Her şeyimizle Muhammedi bir ahlak ve sahabe-i güzinin anlayışına dönmek zorundayız. Aksi halde on binlerin katıldığı mitinglerde, Amerikan sigaraları içerek çok “Kahrolsun Amerika, kahrolsun İsrail!” naraları atarız.

Rabbimiz hepimizi “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” hitab-ı izzetine mazhar eylesin, ve bizleri şuurlandırsın. Amin...

 

Bu kategoriden diğerleri: « Aralık 2017 Mukaddime

 

gh logo           rahiask gri         rahiask logo             google play

Top
bursa escort , escort bursa , izmit escort , van escort