JoomlaLock.com All4Share.net

YOLDA BIRAKMAZLAR ALIRLAR SENİ

Yolda Bırakmazlar Alırlar Seni

Yolda Bırakmazlar Alırlar Seni - Yusuf-i Kenan

Sayı : 122 - Şubat 2018

 

Yolda Bırakmazlar Alırlar Seni

 

İnsan hayatındaki en büyük mutluluk hayırlı evlat sahibi olmaktır. Kadın olsun, erkek olsun fıtraten vakti saati geldiğinde doğal olarak çocuklarımız olsun isteriz. Bunun sorumluluğunu önceden içimizde hissederek hem madden hem de manen hazırlıklarını eksiksiz yapmaya çalışırız. Allah bizlere insan emanetini çeşitli vesilelerle çocuk olarak verdiğinde de erişilmez bir mutluluğun içerisinde kendimizi buluruz. En büyük endişemiz ise Müslüman aileler olarak çocuklarımızı mevcut dünya hayatının tehlikeleri karşısında iyi bir ahlak ile yetiştirip yetiştiremeyeceğimizdir. 

Hiç şüphe yok ki hepimiz hayırlı bir evlat yetiştirmek isteriz kısacası evlendiğimizde hayırlı bir çocuk dünyaya getirmek için dua ederiz veya bizim için böyle dua edilir. Bir çocuk dünyaya getirdiğimiz zaman ise bu sefer onun hayırlı bir evlat olması için dua ederiz veya onun, bizim için hayırlı bir evlat olması için dua ederler. Hayırlı evlada insan olan herkesin ihtiyacı vardır. 

Peki bu hayırlı evladı neye göre belirleriz yani çocuk neye göre hayırlı evlat vasfını neye göre de hayırsız evlat vasfını alır? Bazı kimselere göre insan yaşlandığı zaman kötürüm olup elden ayaktan düşünce ona bakan, yediren, içiren, ihtiyaçlarını gideren, öldüğü zaman da onları mezarlarına gömmeyi son vazife bilen varislerdir hayırlı evlat. Kimisine göre de eve ekmek parası getirendir, yaşlanınca huzur evine girince aidat parasını ödeyendir, öldüğü zaman da toplumumuzda çağdaş bir ritüel haline gelmiş siyah gözlükleri takıp saygı duruşunda bekleyendir hayırlı evlat.

Herkesin niyetine, beklentisine, hayattan anladığı mana kadarınca göreceli pek çok farklı şekillerde hayırlı ya da hayırsız evlat tanımlamaları vardır. Peki ya bu kadar kavram kargaşasına uğramış hayırlı evladın göreceli olmayan nesnel yani genel, herkese hitap eden insanın yaradılış sebebine, onuruna yaraşır hayırlı evlat tanımı nasıldır? Bunun sıfatları nelerdir?

“Rabbin, kendisinden başkasına asla ibadet etmemenizi, anaya babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara ‘öf!’ bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve güzel söz söyle.” (İsra 23) Bu ayeti kerimede Rabbimiz dünyadayken anne babaya iyilikte bulunmayı emreder. Ama bu her şeyiyle hayırlı evlat demek değildir çünkü burada verilen tanım tamamıyla henüz tahakkuk etmiş değil tanımın kalan kısmı da; “öldüğü zamanda arkasından hayır dua edendir” şeklindedir. Bu tanıma işaret eden ise şu hadisi şeriftir: “İnsanoğlu öldüğü zaman amel defteri kapanır. Üç şey onun amel defterinin açık kalmasını sağlar:

1- Sadaka-i Cariye (Hayrı devam eden iyilikler; cami yaptırmak, Kur’an kursu, çeşme, vs. var olduğu müddetçe işleyen yerler.)

2- Yararlanılan ilim. (Bir kitap telif edip insanlara bırakmak, talebe yetiştirip insanların yararına bırakmak gibi.)

3- Kendisine dua eden salih evlat.” (Müslim, Sahih, “Vasıyye “, 14)

İşte hayırlı evlat tanımı şimdi tahakkuk etmiştir; demek ki hayırlı evlat olması için yukarıdaki ayeti kerimede işaret edildiği gibi dünyadayken kendisine iyilik yapacak sonra salih bir çocuk olacak ve öldüğü zaman da anne babasının arkasından dua edecek. Böyle bir vasıfta evlat yetiştirmek asıl niyet ve gayret olmalıdır. Elbette ki çocuklarımızın iyi bir tahsil almasını isteyebiliriz. Mühendis olsunlar, doktor, hakim, kaymakam, öğretmen. Ama önce insan olma şuurunu ve yolunu öğretmek için gayret göstermeliyiz. Bunun için de çocuk için doğru ve kalıcı eğitimin alınabileceği ilk mektep ailedir. Şefkatli ve merhametli anne babaların sevgi yumağıyla çocuklarını büyüttükleri aile ocağı en temel sosyal müessesedir. Çocuğun birey olarak kişiliğinin ve ahlakının şekillendirildiği en önemli sosyal kurum ailedir. Çocuğun ilk öğretmenleri anne babalarıdır. Bunun için anne babalar çocuklarını dengeli, doğru ve faydalı sevmenin ne olduğunu bilmelidir. Çünkü çocuk yetiştirirken sevgi adına yapılan hatalar çok tehlikelidir. Günümüzde ben merkezci, egoist, enaniyeti ayyuka çıkmış, sınırlarını ve haddini bilmeyen, terbiye edilmesi zor bir nesil ile karşı karşıyayız. Bunun sebebi ise maalesef anne babaların sevgi adına yaptığı hatalardan kaynaklıdır.

Her şeyden önce anne ve babalar, sınırlarını bilen, arkadaşlarının hakkını gözeten, okuyan, dinleyen, soru sorabilen, kendine güveni olan, anlayan ve anladığını ifade edebilen çocuklar yetiştirmelidirler. Çocuk yetiştirme konusunda doğru yöntemlere geçmeden önce, yapılan hatalar hakkında kısaca bilgi vermek istedik. Çünkü öncelikle doğru bildiğimiz yanlışların farkına varmalı, bunları yapmaktan vazgeçmeli ve daha sonra, doğru davranışlara yönelmeliyiz. İşte çocuk büyütürken yapılan başlıca yanlış davranışlar:

*Çocuklarımız başarısız olsa bile, bizim evladımız olduğu için çok sevdiğimizi belli etmeliyiz. Çocukları yetiştirirken her şeyin mükemmel olacağı düşüncesinden uzaklaşarak, onun elinden geldiği kadar iyi olmasına destek olmalıyız. Anne babalar çocukları için her şeyin mükemmelini hayal ederken bu mükemmeliyetçilik çocukların psikolojisi üzende baskı oluşturur.

*Çocuklarımızın yaşadıkları karşı-sında hissettikleri duygulara engel olmamalıyız. Kızdıysa ya da sevindiyse bunu özgürce yaşamasına izin vermeliyiz.

*Ebeveynleri olarak istediğimiz bir şeyi çocuklarımıza yaptıramıyorsak, onu yapması için zorlamadan, daha farklı alternatifler sunarak uzlaşma yoluna gitmeliyiz. Böylelikle sürekli olarak isyan eden, her şeye karşı çıkan bir çocuk olmak yerine daha ılımlı bir çocuk olacaktır.

*Çocuklarımıza karşı çok fazla koruyucu olmamalıyız. Parkta veya başka bir yerde oynarken uzaktan gözlemlemeli ama her düştüğünde ya da ters bir durumda yanına koşmamalıyız. Evvela sorunları kendisinin çözmesine izin vermeliyiz.

*Ebeveynler olarak çocuklarımızın öğrenmesinde ve zeka gelişiminde en büyük etken olan merak duygusunu törpülememeliyiz. Çocuklarımız herhangi bir şeyi merak ediyorsa, öğrenmesi için ona yardım etmek en önemli sorumluluğumuzdur. Bir konu hakkında bizi soru yağmuruna tutuyorsa sabırla cevap vermeliyiz.

*Bizimle oyun oynamak istediğinde, oyunu bizim değil onun yönetmesini sağlamalıyız.

Çocuklarımızın toplumda başarılı ve güzel ahlak sahibi bir birey olmasını istiyorsak, davranışlarımıza hemen çeki düzen vermemiz gerekiyor. Çünkü ancak, anne babanın desteğini alarak doğru bir şekilde yetiştirilmiş, çocuklar toplumda saygın ve başarılı fertler olabilir. Çocuklarımızın kreş zamanı geldiğinde imkan oluşturarak yollayalım. Çünkü bizim evde öğreteceğimiz şeyler sınırlıdır. Ayrıca okullarda yapılan faaliyetler sayesinde, çocukların becerileri keşfedilir. Hangi alana ilgisi ve yeteneği olduğu tespit edilen çocuk, doğru şekilde yönlendirilme imkanı bulur. Çocuk yetiştirirken faydalı olduğu düşünülen, uzmanlarca tavsiye edilen başlıca davranış ve yaklaşımlar ise kısaca şöyledir:

*Çocuk başarılı olduğu zaman, daha çok sevildiğini hissetmemelidir. Eğer çocukta daha çok başarılı olunca daha çok sevileceği gibi yanlış bir düşünce oluşur ise ileride çok büyük problemler ile karşılaşabilir.

*Çocuk yetiştirilirken ona hayatı boyunca hatanın, en doğal unsurlardan biri olduğunu benimsetmek önemlidir. Basit bir hata yaptığında hayal kırıklığına uğramaması, yaptığı hatalardan dersler çıkarması gerektiğini aşılamak çok önemlidir. Asıl olan hata yapmamayı değil, hatada ısrarcı olmamayı öğretebilmektir.

*Çocuklarımızın ne istediğini anlamak için onları dikkatli bir şekilde dinlemeliyiz. Eğer biz anne babaları olarak çocuklarımızı dinlemezsek, çocuğumuz da bizi ve diğer kimseleri dinlemeyecektir. Önemli bir işimiz var ise ya da hiç vaktimiz olmasa bile yine de çocuğumuzu dinlemek için vakit ayırmalıyız.

*Çocuğu yetiştiren anne ve babalar bu konu hakkında tam olarak düzenli bir yol izlemelidirler. Çocuk yetiştirmede tutarlı davranan anne babalar topluma daha iyi bir birey kazandırmış olacaklardır. 

*Eğer ortada bir sorun varsa bunu çözmek aslında anne babaya düşer. Ama çocuğumuzun problem çözme kabiliyetinin gelişmesini istiyorsak, birlikte problem çözmeye çalışmalıyız. Böylelikle çocuk, yanında ebeveynleri olmadığı zamanlarda da ortada olan problemler için çözüm arayışına girecektir. Bu da kişilik gelişimi için oldukça olumlu bir yaklaşımdır.

*Eğer çocuklarımız bir hata yaptıysa, ceza vermekten kaçınmamalıyız. Koyduğumuz kurallara karşı yaptığı hatalarda hiçbir ceza almazlarsa yaptıklarının yanlış olduğunun bilincinde olamazlar. Onlara altından kalkabilecekleri cezalar vermekten kaçınmayalım. Fakat şu da önemlidir ki; çocuklar için uygulanması zor olan cezalar vermemiz halinde ise nasıl olsa bana böyle bir şey yaptırmazlar düşüncesi ile bizi pek de ciddiye almayabilirler.

*Çocuklarımızı yetiştirirken dikkat edeceğimiz en önemli şeylerden biri de tutarlı olmaktır. Çocuğa yapma dediğimiz bir şeyi kendimiz yapıyorsak, çocuk için söylediğimiz hiçbir şey etkili olmayacaktır.

Sonuç olarak; Bu hayatta herkes üniversite okuyup, kariyer yapacak diye bir kaide yok. Çocuğumuzun yeteneklerini keşfedip, onu en doğru şekilde anlamaya çalışmalıyız. Unutmayalım ki çocuklarımız belki bizim zorlamamızla dünyalık kari-yer olarak en üst noktalara gelebilir, çok iyi bir işi, çok iyi bir maaşı olabilir. Ama insan yaptığı işten mutlu değilse başarılı olması hiçbir işe yaramaz. Asıl olan güzel ahlak ile Sırat-ı Müstakim üzere istikrarlı bir hayat sürdürebilmektir.

 

Yazar:  Yusuf-i Kenan

 

Bu kategoriden diğerleri: « YOLDA BIRAKMAZLAR ALIRLAR SENİ

 

gh logo           rahiask gri         rahiask logo             google play

Top
bursa escort , escort bursa , izmit escort , van escort