PEYGAMBERLERİN SIFATLARI

hud 44

Peygamberlerin Sıfatları - Mine ŞİMŞEK

Sayı : 106 - Ekim 2016

 

Peygamberlerin Sıfatları

 

Esselemu aleyküm ve Rahmetullahi ve berakatüh. Mümin olarak peygamberlerin sıfatlarını yani özelliklerini bilmemiz gerektiği düşüncesi ile bu ayki yazımızda peygamberlerden anlatmaya çalışacağız inşaallah. 

İmanın şartlarından biri de Allah’ın göndermiş olduğu peygamberlerine inanmaktır. Kur’an-ı Kerim’de zikredilen peygamberler yirmi beş tanedir. Allah dostları peygamberleri ve peygamberlik makamını tarif buyururken: “Peygamberlik, Allah’ın seçmiş olduğu kullarına bir lütfüdur ve Allah vergisidir. Cenabı Hak kimleri layık görürse peygamberlik vazifesini onlara verir. Masum ve doğru insanlardır, herhangi bir alim ilmiyle irfanıyla ne kadar yüklenirse yüklensin peygamberlik makamına ulaşamaz. Makamların en üstünü “Refik-i a’la” dır. Bu mübarek makam da Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa (sav) Efendimize aittir.” diye açıklarlar.

Cenabı Hak Kur’an-ı Kerim’de Peygamberler İle ilgili şunları buyurmuştur:

“Biz peygamberleri ancak müjde verici ve uyarıcı olarak göndeririz. O halde kim iman eder ve (kendini) düzeltirse onlara hiçbir korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir.” (Enam 48)

“Ey iman edenler Allah’ın elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı meleklerini kitaplarını peygamberlerini ve ahiret gününe inanmazsa, şüphe yok ki doğru yoldan pek uzak kalmış tamamıyla sapıtmış gitmişlerdir.” (Nisa 136)

“And olsun biz senden önce peygamberler gönderdik, onlardan kimini sana anlattık ve kimini sana aktarıp anlatmadık, herhangi bir elçiye, Allah’ın izni olmaksızın bir ayeti getirmek olacak şey değildir. Allah’ın emri geldiği zaman hak ile hüküm verilir, batıl tarafları işte böylece hüsrana uğrarlar.” (Mümin 78)

“Onlar kendilerinden öncekilerin, Nuh, Ad ve Semud kavminin İbrahim kavminin, medyan halkının ve alt üst olmuş kasabaların haberi gelmedi mi? Peygamberleri kendilerine apaçık deliller getirdiği halde inanmadıkları için helak olmuşlardı. Allah onlara zulmetmiş değildi fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.” (Tevbe 70)

“Sonra birbiri peşi sıra elçilerimizi gönderdik, bir ümmete peygamberi geldikçe onu yalanladılar, bizde onları bir biri peşinde (helak) edip gönderdik. Ve onları (ibretlik) hikayeler yaptık. Artık iman etmeyen kavim için yıkım olsun.” (Müminun 44) 

Peygamberlerin Özellikleri: 

Peygamberler; asla günah işlemezler, doğrudurlar, hiç yalan söylemezler, kötü fiillerden uzaktırlar. Yalnız Allah’tan aldıkları emirleri doğru olarak tebliğ ederler, kimseyi aldatmazlar. Kur’an-ı Kerim’de zikredilen peygamberlerden hariç peygamberler de vardır, bunlar bildirilmemiştir. Emanete ihanet etmezler sözlerinde dururlar akıllı ve uyanık kimselerdir. Allah dostları, (Üzeyr, Lokman Zülkarneyn ve Hızır aleyhisselam’ı) Peygamber olduklarına dair ihtilaflı olduklarını söylerler.

PEYGAMBERLERİN SIFATLARI:

1) SIDK: Doğruluk demektir, peygamberler son derece doğru insanlardır. Oldu dedikleri olmuştur, olacak dedikleri de zamanı gelince olacaktır.

2) EMANET: Güvenilir olmak demektir, peygamberler her hususta güvenilir ve asla emanete ihanet etmezler.

3) FETANET: Akıllı ve uyanık olmak demektir, yüksek zekaya sahiptirler.

4) İSMET: Günah işlememek demektir. Gizli ve açık hiçbir şekilde günah işlemezler.

5) TEBLİĞ: Bildirmek demektir. Cebrail (as) vasıtasıyla ümmetlerine vahiyleri bildirirler.

6) ADALET: Peygamberler hiç zulüm ve haksızlık yapmazlar, kimselerin hatırı için adaletten ayrılmazlar.

7) EMMÜL-AZL: Peygamberlikten atılmazlar hem dünyada hem ahirette peygamberdirler.

Peygamberlerin isimleri şunlardır: Adem (as), İdris (as), Nuh (as), Hud (as), Salih (as), İbrahim (as), Lut (as), İsmail (as), ishak (as), Yakub (as), Yusuf (as), Eyyub (as), Şuayb (as), Musa (as), Harun (as), Davud (as), Süleyman (as), Zülkifl (as), Yunus (as), İlyas (as), Elyase (as), Zekeriyya (as), Yahya (as), İsa (as). Ve bizim peygamberimiz Hz. Muhammed’dir (sav). Cenabı Hak hepsine zerreler adedince rahmet etsin.

Hz. ADEM VE KISACA HAYATI:

Kur’an’da adı yirmi beş defa geçmektedir, ilk peygamberlik ve ilk örtünen toprağı işleyendir, denilir. İmamı Rabbani mektubat isimli eserinde: “Allah Rasulü, kainatta yüce Allah’ın muhabbet tecellisidir. Alemin yaradılış sebebi bu ilahi sevgidir. Yüce Allah cemali ve celaliyle bilinmek istemiş ve bunun için mahlukatı yaratmıştırdır. Yüce Allah varlıklar içinde en sevgili olan habibi Hazreti Muhammed’dir.” diye buyurmuştur.

Rivayet edilir ki: Melekler Allahu Teala’nın emri ile çeşitli memleketlerden getirdikleri toprakları su ile çamur yapıp insan şekline koydular. Hak tarafından Hazreti Adem’e her şeyin ismi ve faydası bildirilip öğretildi. Daha sonra Allahu Teala’nın emri ile bütün melekler secdeye kapandılar.

Cenabı Hak ayeti kerimede: “Hani Rabbin meleklere: Gerçekten ben çamurdan bir beşer yaratacağım, demişti. Onu bir biçime sokup ona ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın.” (Sad 71-72) buyurmuştur.

Melekler emri yerine getirdiler yalnız iblis kibirlenip bu emri yerine getirmemişti. Adem’e karşı secde etmedi. “O çamurdan yaratıldı ben ise ateşten yaratıldım ondan üstünüm.” dedi. İblis (şeytan), kendini üstün görüp Allah’ın emrine uymayınca cennetten kovuldu. 

Cenabı Hak insanlığın babası Hazreti Adem’i yaratmıştı. Başını kaldırıp göğe bakan Adem (as) Arş-ı alada muazzam bir nurla bir isim yazılı olduğunu gördü. “Ahmed” Merak edip sordu: “Ya Rabbi! Bu nur nedir?” Allahu Teala (cc): “Bu senin zürriyetinden bir peygamberin nurudur ki onun ismi göklerde Ahmed yerlerde Muhammed’dir. Eğer o olmasaydı seni yaratmazdım.” buyurdu. 

Adem (as) Firdevs cennetinde uyurken, Allahu Teala sol kaburga kemiğinden Hz. Havva’yı yarattı ve onları birbirine nikahladı. Onlara cennet nimetlerinden meyvelerin den diledikleri kadar yemelerini fakat bir ağacı göstererek: “Bu ağaca yaklaşmayın.” buyurmuştu. Adem (as) ile Havva (as) cennette bin yıl yaşamış sonra iblisin yalanına inanıp yasak edilen ağacı unutup meyvesinden yemişlerdi.

Ayeti kerimelerde Cenabı Hak: “Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın dilediğiniz yerden yiyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz.” (Araf 19)

“Nihayet şeytan vesvese verip şöyle dedi: Ey Adem! Sana ebedilik ağaca yok olmayan saltanatı göstereyim mi?” (Taha 120)

“Bunun üzerine onlar o ağacın meyvesinden yediler bu sebeple ayıp yerleri kendilerine göründü ve cennet yaprağından üzerlerine örtmeye başladılar. Adem Rabbine asi oldu.” (Taha 121) buyurmuştur.

Hazreti Adem babamız Hindistan’da Seylan (Serendib) adasına Havva annemiz ise Cidde’ye indirildi. Birbirlerinden iki yüz sene müddetle ayrı kalan Adem ve Havva bu müddet içinde ağlayıp yalvardıktan sonra tevbe ve duaları kabul oldu, daha sonra hacca gelmeleri emr olundu Arafat ovasında Hz. Havva ile buluştu Kabe’yi inşa etti, her sene hac yaptı. Adem (as) vefat edince Şid (as) onu yıkayıp kefenledi sonra imam olup namazını kıldırdı. Rivayete göre Mekke-i Mükerreme Ebulkubeys dağında gömülmüştür. Nuh (as) zamanında gemiye alınmış sonrada beyt-i makdis’de gömülmüştür. 

Birkaç hadisi şeriflerinde Peygamberimiz (sav): “Adem henüz yaratılmış çamur içinde yuğrulmakta iken ben Allah katında peygamberlerin sonuncusu olarak takdir edilmiştim.” buyurmuştur. (Hakim, Müstedrek, 2- 453)

“Allahu Teala Adem aleyhisselamı yeryüzünün her tarafından alınan topraklardan yarattı. Bu sebeple neslinden siyah beyaz esmer kırmızı renkte olanlar olduğu gibi bu renkler arasında bulunanlar da oldu. Kimi yumuşak kimi sert kimi temiz oldu.”

“Allahu Teala Adem’i yarattıktan sonra: Git şu meleklere selam ver işte senin neslin selamlaşması böyle olacaktır.” buyurmuştur. (Ebu Davud, Buhari)

Hz. İDRİS (as) VE KISACA HAYATI:

Kur’an’da adı iki defa geçmektedir, çok kitap okuduğu için ona “İdris” lakabı verilmiştir. İdris peygamber kavmine, kendisinden sonra gelecek peygamberleri ve son peygamberin vasıflarını bildirmiş, kendisinden sonra gelecek olan Nuh tufanını da haber vermiştir. Kendisinden peygamber olduğuna dair mucizeler görünmüş fakat kavminden kendisine pek az kimse inanmıştı. İdris peygamber ilk dikiş bilen, ilk astronomi ve matematik ile uğraşan iğneyle elbise dikip giyinen, ölçü ve tartı aletlerini ilk defa kullanandır.

Cenabı Hak (cc) ayeti kerimede: “Kitapta İdrisi de an. Şüphesiz o doğru sözlü bir nebi idi. Biz onu yüksek makama yükselttik.” buyurmuştur. (Meryem 56-57)

Bir hadisi şerifte Peygamber Efendimiz (sav): “Ben Mirac gecesinde dördüncü kat semada gökte İdris peygamber ile karşılaştım Cibril bana: Bu gördüğün idris’dir, ona selam ver, dedi. Ben de ona selam verdim, o benim selamıma cevap verdi sonra bana: ”Merhaba Salih kardeş Salih peygamber dedi.” buyurmuştur. (Buhari, Müslim)

Rivayet edilir ki: İdris (as) uzun zaman insanları hak dine davet etmiştir, ölüm meleği Azrail (as) onu ziyarete gelmiştir İdris peygamber ise: “Bir anlık benim canımı al.” der. Bunun üzerine Allahu Teala, Azrail’e (as): “O’nun ruhunu al.” diye vahyeder. Ölüm meleği de ruhunu alır. Sonra İdris, meleğe: “Beni semalara götür cenneti ve cehennemi göreyim, der. Allahu Teala onu cennete ve cehenneme götürmesini vahyeder. İdris’e (as) önce cehennem gösterilir sonra cennete getirilir, ve oradan çıkmak istemez. Azrail (as): “Niçin çıkmıyorsun?” diye sorduğunda, İdris peygamber şöyle cevap verir: 

“Cenabı Hak buyurdu ki: Her nefis ölümü tadacaktır. Ben ise ölümü tattım.” der. Sözüne devamla ve yine buyurdu ki: “Herkes cehennemi görecek ve cennete giren her mümin ebedi orada kalacaktır. İşte ben bunun için cennetten çıkmak istemem.” der. Bunun üzerine Allahu Teala, Azrail’e vahyederek hazreti İdris’in cennette kalmasına izin verir.”

Bir hadisi şerifte Peygamberimiz (sav): “İdris ölüm meleğinin dostu idi, ondan cenneti ve cehennemi kendisine göstermesini istedi. Cehennemi görünce az kaldı bayılıyordu, ölüm meleği kanadını gerdi: “Gördün mü?” “Gördüm.” dedi. Sonra cennete girdi. “Vallahi ben oraya girdikten sonra çıkmam.” dedi.” (Deylemi, Firdevs, 224-225)

İdris peygamber, ağaçların sayısını bilirdi dua ederken: “Ağaçların yaprakları kadar...” diyerek tesbih okurdu. Ayrıca yıldızlara ait ilim bilirdi havadaki bulutların dağılmalarını istediği zaman dağılır ve dile gelir konuşurlardı. Hz. İdris bir gün havanın sıcak olduğu zaman sahraya gider ve sıcaktan dolayı iyice bunalınca şöyle dua eder: “Ey Rabbim! Güneşi taşıyan melek için onun ısısını ve ağırlığını hafiflet.” Cenabı Hak İdris’in (as) melek için ettiği duayı kabul eder. İdris (as) yaşamış olduğu Babil diyarında Mısır’a hicret edip kendisine iman edenlerle birlikte buraya yerleşmiştir.

NUH (as) ve KISACA HAYATI:

Kuranda kırk üç defa geçmektedir, Kur’an’ın yetmiş birinci suresi onun adını taşımaktadır. Kavminden kendisine çok az kişi iman etmiştir, karısı ve çocukları da kendisine iman etmeyenler arasında idi. Cenabı Hak Nuh (as) tufan olayından sonra yeni bir nesil yaratmıştır. 

Ayeti kerimelerden bazıları şunlardır: “And olsun ki Nuh’u peygamber olarak kavmine gönderdik. Ey kavmim dedi Allah’a kulluk edin ve O’ndan başka bir mabudunuz yoktur, şüphe yok ki ben büyük bir günün azabına uğrayacağınızdan korkuyorum.” (Araf, 59)

“Kavminden ileri gelenler dedi ki: ”Muhakkak biz seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz.” (Araf, 60)

“Nuh dedi ki : Ey kavmim bende herhangi bir sapıklık yok ben alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim.” (Araf, 61)

“Ey kavmim, ben sizden herhangi bir mal mülk istemiyorum. Benim mükafatım ancak Allah’a aittir ve ben O’na (iman) edenleri kovacak değilim. Şüphe yok ki onlar Rablerine kavuşacaklar. Fakat sizi bilgisiz bir kavim olarak görüyorum.” (Hud 11) 

Hazreti Nuh (as) kırk veya elli yaşlarında peygamberlik verilmiş kavmi dokuz yüz elli sene dinlememesi sonunda Nuh (as) yüce Allah’ın emri ile gemi yapıp bu gemi tamamlandıktan sonra yağmurlar yağması başlayınca yerden sular fışkırmaya denizler kaynatılıp taşmaya başlamıştır. Sular bütün yeryüzünü kaplamıştır, dağları tepeleri bile aşmış, buna tufan olayı denilmişti. rivayete göre yedi ay devam etmiştir.

Hz. Nuh’un “Sam” “Ham “ ve “Yasef” adındaki üç oğlu ile diğer müminleri ve uygun gördüğü hayvanları çifter çifter gemiye almışlardı.

Cenabı Hak ayeti kerimede: “Nuh’u tahtalardan yapılmış çivilerle gemiye bindirdik.” ve “Gemi içindekilerle birlikte dağlar gibi dalgalar arasında akıp gidiyordu.” (Kamer 13-24) buyrulmuştur.

Nuh’un “Yam” veya “Kenan” adındaki oğlu da kendisine inanmayıp, bu günahkar kavmin arasında boğulmuştur.

Cenabı Hak Kur’an-ı Kerim’de: “Nuh ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna bağırdı: Yavrucuğum gel bizimle beraber bin. Kafirlerle birlikte olma.” (Hud 11)

 

“O dedi ki, ben beni sudan koruyacak bir dağa çıkacağım. Nuh da bugün Allah’ın merhamet ettiğinden başkasını Allah’ın bu emrinden koruyacak kimse yoktur, dedi. Derken dalga aralarına giriverdi o da boğulanlardan oldu.” (Hud 43) buyurmuştur.

 

Nuh’un gemisi Musul civarında “Cudi” denilen dağın üzerinde Muharrem’in onuna rastlayan aşure gününde oturmuş, rivayete göre kırk erkek kırkta kadın seksen kişiden ibaret bulunan gemi halkı karaya çıkmış yüce Allah’ın dinine bağlı kaldıkları için selamete ermişlerdi.

Ayeti kerimede: “Allah tarafından denildi ki “Ey yeryüzü suyu yut, Ey gök yüzü suyu kes.” Ve sular çekildi emir yerine gelmiş oldu. Gemi Cudi Dağı üzerine oturdu o zalim kavme böylece dünyadan uzak olsunlar denildi.” buyrulmuştur. (Hud, 44)

Tufandan önce iman eden yaşlı bir kadın vardı, ara sıra Nuh’a (as) süt getirir: “Ya Nuh! Ben sana ve senin Allah’ına inanıp iman etmişim , tufan olursa beni gemiye almayı sakın unutma.” demiş. Derken tufan olur gemi karaya oturur, yine bir gün hazreti Nuh’a (as) bir bardak süt getirerek: “Tufan geldiğinde beni unutma ey peygamber!” der. Hz. Nuh şöyle der: “Tufan oldu bitti sen neredeydin?” Yaşlı kadın: “Hiçbir şey görmedim kendi evimde idim, evimden dışarı çıkmadım.” deyince. Nuh (as): “Hiç bir su damlası görmedin mi?” Kadın: “Bir gün dışarıdan gelirken ineğimin ayağı biraz çamurlu geldi.” der. Tufan dan sonra üç yüz sene daha yaşamış, olan Nuh peygamber vefat etmiştir.

(Peygamberlerin hayatını anlatmaya devam edeceğiz.)

 

Kaynakça: 

Semerkand Dergisi, Nuh ve Tufan

Salih Suruç, Kainatın Efendisi Peygamberimizin (sav) Hayatı

İmamı Rabbani, Mektubat

 

Yazar: Mine ŞİMŞEK

 

 

gh logo           rahiask gri         rahiask logo             google play

Top
bursa escort , escort bursa , izmit escort , van escort